Paz. Eyl 20th, 2020

”Ordu’da gönül elçisi olduğumu düşünüyorum”

TFF 3.Lig’de sezon başında Yeni Orduspor’da görev yapan ancak yönetimin aldığı karar sonrasında 11.hafta maçının ardından bileti kesilen Mustafa Özer, sessizliğini Samet Karadağ ile yaptığı özel röportaj ile bozdu.

2017-2018 sezonunda 14. hafta Spor Toto 2. Lig takımı Bugsaşspor’un başına geçen ve 20 maçta 10 galibiyet 8 beraberlik ve 4 mağlubiyet elde ederek Play-Off potasını son anda kaçıran Mustafa Özer, yeni sezon başında Yeni Orduspor ile anlaşmıştı. İlk 8 haftanın 5’ini lider bitiren ancak 9-10-11.haftalarda puan alamayıp gol dahi atamayan Mor-Beyaz-Siyahlı ekipte, Özer ile yollar ayrılmıştı.

Yeni Orduspor’un eski teknik direktörü Mustafa Özer, sezon başında kendisine gelen teklifin proje aşamasını, yönetim ile yaşadığı sorunları, yapılan transferlerde kendisinin oynadığı rolü ve sosyal medyada Orduspor’un paylaşımlarını beğenmesine kadar birçok konuyu açıklığa kavuşturdu.

  • Sezon başında Yeni Orduspor teknik direktörlük görevine getirilmiştiniz. Teklif size nasıl geldi ?

Öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkür ederim. İki sezondur 2.Lig’de Bugsaşspor’da çalıştım ve geçen sezon Play-Off’u son haftalarda kaçırmıştım. Yeni sezon planlaması yaparken aklımda her zaman 2.Lig’de çalışmak ve hedefi olan, şampiyonluğa oynayan takımlarla görüşmek vardı. Yeni Orduspor ile Genel Menajerliğe Serdar Akkuş getirilince, Serdar beni aradı ve ‘ben anlaştım seninle görüşmek istiyorum’ dedi.

  • Peki aklınızda 2.Lig var iken sizi 3.Lig’e götüren sebep ne oldu ?

Ben Serdar’a 3.Lig ile ilgili düşüncem olmadığını söyledim. Serdar ise hedefi olan, tesisleri olan, kulüp yapısı olarak 2.Lig’in üstünde olan kulüp olduğunu belirtti. Ordu’ya gel bak hoşuna gidecek dedi. Sonrasında hiç düşünmeden Ordu’ya geldim. Ordu ile ilgili Enver Yılmaz’ı 2008’den beri tanırım ve Vekilimiz Oktay Çanak ile ara sıra Meclisspor’da beraber futbol oynamıştık. Ben hiçbir zaman iki isme yakın olmama rağmen beni Yeni Orduspor’a alın demedim. Kariyerimle ilgili çok büyük bir risk alarak, 2.Lig’den bana gelen iki kat teklifler olmasına rağmen onları reddederek Yeni Orduspor ile anlaştım.

  • Ordu’ya geldikten sonra anlaşma sağladığınız. İlk izleniminiz ne oldu ? Çünkü farklı bir proje adı altında bir kulüp yapısı var Ordu’da !

İlk Ordu’ya indiğim andan itibaren çok etkilendim. Yapılan tesisler, yeni stadyum, kulüp yapısı, ödemeler, başkan ve yönetim kurulunun vizyonu olan kişilerden kurulması beni çok etkiledi. Hedef 2-3 yılda 1.Lig’e çıkmaktı ve geldiğimde sosyal medyada gerek halkın ilgisi, taraftarların sevgisi beni inanılmaz etkiledi. Benim için Orduspor ve Yeni Orduspor aynı çünkü önemli olan Ordu’ya hizmet etmek. Buradan bana destek olan taraftar gruplarına sizin aracılığınızla şükranlarımı sunuyorum. Teknik Direktör olarak sahadaki taktiklerin dışında, sosyal medyada atılan mesajlara cevap vermeye çalıştım. Tek hedefim taraftarları stadyuma çekmekti. Yönetimde olanlar bu yaptıklarımı yadırgamış olabilir ama ben Ordu’da gönül elçisi olduğumu düşünüyorum.

  • İlk 8 haftanın 5’ini lider kapattınız. O süreçte neler düşündünüz ? Çünkü 2.Lig’de teknik direktörlük yaparken 3.Lig’e gelerek fırtına gibi lige başlamıştınız ?

Yeni sezona çok iyi hazırlanmıştık. Ekibim de çok deneyimliydi ve Ordu’dan kaleci antrenörü Serkan ve Onur hocalarla çok iyi bir ekip kurduk. Bilimi de işin içine katarak çok iyi bir çalışma imkanımız oldu. Oyuncuların fizik kondisyonları için teknik taktikler vermek istedik çünkü elimizde kaliteli oyuncular vardı. Bilmediğim bir ligde bu süreci yaşayarak lige başladık ve iyi sonuçlar aldık.

  • Sonra bir 3 haftalık süreç var ve Sultanbeyli Belediyespor maçıyla görevinize son verildi. Neden böyle bir süreç yaşadığınızı düşünüyorsunuz ?

Önce genele bakmak istiyorum. 11 hafta Yeni Orduspor’un başında kaldım. Hiç bahane üretmedik ve bu süreçte en çok gol atan 5.takım, en az gol yiyen 5.takım olduk. Ben görevden ayrıldığımda liderle aramızda 3 puan vardı. O üç haftalık süreçte ise Düzcespor, Adıyaman 1954 SK ve Sultanbeyli Belediyespor maçlarında sakat ve cezalı oyuncularımızın yokluğunu hissettik. 5-6 ismin yokluğu bu süreçte bizi sıkıntıya soktu. Sultanbeyli maçında 67.dakikada penaltı kaçırdık. O maçta 7 tane genç oyuncuyu kadroya almak zorunda kalmıştım. 13 oyuncu ile 11 hafta mücadele ettik !

  • Sultanbeyli maçının ardından yolların karşılıklı olarak ayrıldığı açıklandı. Bu karar nasıl ortaya çıktı ?


Ordu’ya geldik ve Çarşamba günü görevimize son verdiler. Kalbim kırık tabi ama canları sağolsun. İyi ki Yeni Orduspor’da teknik direktörlük yapmışım. Şunu söyleyeyim, ben ve ekibim başarısız değiliz. 2-3 mağlubiyetle hocaların değişmemesi lazım ama Allah herkesin gönlüne göre versin. Biz sadece görevimizi yapmaya çalıştık. Ertan Bakır ile konuştuğumuzda sadece 1-2 konuyla ilgili konuştuk ve yetki konusunda fikir ayrılığına vardık ondan sonra ise görevimize son verdiler. Şükürler olsun ki yastığa kafayı koyduğumda rahat yatıyorum.

  • Görevinize Kulüp tarafından son verildiğini belirttiniz. Sözleşmenizde herhangi bir tazminat maddesi yok muydu ?

Şunu samimi bir şekilde söyleyeyim. İsteseydim Mayıs’a kadar olan maaşlarımı alırdım ama ben hiçbir tazminat istemedim. Çünkü arada önemli dostlarım var. Şu an 5 aydır işsizim. 3.Lig’den en az 8 takım aradı. Gitmemek için çok ağır şartları sundum. Yeni Orduspor’un 3.Lig’in üzerinde bir kadrosu vardı ve şuna inanıyorum 18 puan alarak başarı yakaladığımız Yeni Orduspor, Play-Off’tan çıkar. Bu takımda bizim de emeğimiz var.

    • Geriye dönüp baktığınızda kalabilseydim işleri düzeltebilirdim dediğiniz oldu mu ?

 

Ben ilk olarak şunu söyleyeyim, bıraktığım anda zaten başarısız değildim. Deplasmanda 3 maç kazanıp, iç sahada sadece Adıyaman 1954 SK’ya mağlup olmuştuk. Takımda kaleci ve önlibero hariç yedekler dahil herkes gol atmıştı. Bu da demek oluyor ki takım halinde oynamayı yani takım oyunu oynayan bir takım yarattık. Her maçta en az 10-12 pozisyonumuz vardı. Düzgün, kaliteli kişiliği olan oyuncularım vardı. Malzemecisinden, doktoruna, masöründen, aşçısına kadar herkes aslanlar gibi çalıştı. Biz kaldığımız müddetçe başarılıydık, kimseyi satmadık. Sezon başında transferlerde Ramazan Sal hariç hiçbirine karışmadım ama hepsine kefilim çünkü karakterli futbolcular. Eğer takımda kalsaydım o süreçte elimden geldiği kadar düzeltmeye çalışırdım. Şunu net söylüyorum, eğer şampiyon olmak istiyorsan başkanıyla, yönetimiyle, menajeriyle, taraftarıyla, basınıyla birlik olunması lazım !

  • Ordu şehrinde Orduspor ve Yeni Orduspor süreci var. Dışarıdan gelen birisi olarak bu süreci nasıl yorumluyorsunuz ?

Orduspor bir çınardır, tarihi efsane kadrosu ile Ordu şehri ile bütünleşmiş Dünya’da tanınan bir takımdır. Ben futbol oynadığım yıllarda en çok çekindiğim deplasman Ordu’ydu. Taraftarlarıyla, şehir bütünlüğüyle, örf ve adetleriyle Orduspor kalbimizde her zaman efsane olarak kalacaktır. İnşallah en kısa sürede Süper Lig’e tekrar çıkar. Ordu’dan her zaman çok etkilendim. Doğası ve insanıyla her zaman gönlümde olacak. Orduspor için bize düşen görev ne ise her zaman yanında olurum. Yeni Orduspor’a gelecek olursak oraya da destek olmak lazım. İnşallah Play-Off’tan çıkar ve şampiyon olur.

  • Orduspor konusuna tekrar gelmek istiyorum. Orduspor ile ilgili sosyal medyadaki beğenileriniz taraftarların gözünden kaçmıyor. 14 Nisan’daki final maçı öncesinde neler söylemek istersiniz ?

Söylediğim gibi Orduspor bizim gönlümüzde. Destek olalım. Ben sosyal medyada Orduspor ile ilgili paylaşım olduğunda her zaman destek oldum. Bana çok destek oldular. Ordusporlu taraftarlara sevgimi ve saygılarımı sunuyorum. Büyük Orduspor’a başarılar diliyorum. Keşke ben de Ordu’da olsaydım 14 Nisan’da ama Antalya’da turnuva var oraya söz verdim. Orduspor’a dua edeceğim, inşallah şampiyon olur. Türkiye’de bir ilk olsun ve amatör maçta tribünleri dolduralım. Efsane geri dönüyor.

  • Son olarak Türk Futbolu’nda özellikle Anadolu Kulüpleri sürekli düşüşte. Futbolculuk döneminizde Anadolu’da birçok kulüpte oynayan bir isim olarak şu anki sorunların kurtuluş reçetesi ne olabilir ?

Altyapıların kötü olmasından dolayı Türk Futbolu’nda büyük düşüş yaşanıyor. İşi bilmeyen yöneticiler çok büyük borç yaptılar. Spor yasasının bir an önce çıkması lazım. Eğer başkanlar çok büyük paralar harcayacaksa kendi ceplerinden vermeleri lazım. Eğer böyle devam ederse 2-3 yıl içinde çoğu kulüp kapanacak. Altyapılara destek olmak lazım, oyuncu yetiştirmek lazım, eğitimci hocaların gelmesi lazım. Eğer tesislerde yapılırsa bu etkenlerle birlikte 5 yıl içimde büyük yetenekli oyuncular yetiştiririz.

SAMET KARADAĞ / ÖZEL RÖPORTAJ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Bu haberi spor52.com\'dan izin almadan paylaşamazınız!