Kadın Futbolu 1.Lig ekibi Beylerbeyi Spor A.Ş. Pendik Çamlık Spor Kulübü ile şampiyon sevinci yaşayan Ordulu savunma oyuncusu Melisa Nilgün Keser, ilk kez Spor52com ve Ordu Yorum Gazetesi’nden Samet Karadağ’a verdiği özel röportaj ile kariyerini ve şampiyonluğu değerlendirdi.
Henüz 14 yaşında Ordu’da Kadın Futbolu’nda A Takımda şans bulmaya başlayan ve uzun bir süre Orduspor 1967 A.Ş. forması giydikten sonra kariyerine fakrlı bir yön veren 2000 doğumlu Melisa Nilgün Keser, Süper Lig’de Trabzonspor A.Ş. ve Beşiktaş A.Ş. formaları giymişti. Keser, sezonun devre arasında transfer olduğu Beylerbeyi Spor A.Ş. Pendik Çamlık Spor Kulübü ile 1.Lig’de şampiyonluk sevinci yaşadı.
Tatil için memleketi Ordu’da gelen Melisa Nilgün Keser, yaşadığı şampiyonluğun ardından ilk kez konuştu. Spor52com ve Ordu Yorum Gazetesi’nden Samet Karadağ’a verdiği özel röportaj önemli açıklamlarda bulunan Melisa Nilgün Keser, kariyeri hakkında ise önemli ifadeler kullandı.
Samet Karadağ: Öncelikle hoşgeldin ve röportajı kabul ettiğin için teşekkür ederim. Seni Ordu’da uzun bir süre izledik ve talihsiz bir sakatlıklar sevenlerini üzmüştün. Ardından ise Trabzonspor’a transferin gerçekleşti. Bize ilk olarak o geçiş sürecinden bahseder misin ?
Melisa Nilgün Keser: Ben Ordu’da kaldığım son dönemlerimde ön çapraz bağ ameliyatı geçirmiştim. Çok ama çok zor bir ameliyat. Trabzonspor’a transfer olduğumda aslında pandemi dönemiydi, sakatlık ve pandemi derken 1.5 sene oynamamıştım. Acaba oynayabilir miyim derken idmanlara başladım. Maçların başlaması yaklaştıkça kan değerlerimde düşüklük oldu ve ilk maç kadroya giremedim. Daha sonra kendimi toparladım ve kalan 21 maçın hepsinde forma giyerek iyi bir performans ortaya koydum. 12 yıllık futbol hayatım boyunca Trabzonspor senemi kişisel anlamda en iyi seviyem olarak belirleyebilirim. Trabzonspor büyük bir kulüp, güzel bir camia. Orada mutlu zamanlar geçirdim, iyi arkadaşlıklar ve dostluklar edindim.
S.K.: Bir anda Trabzonspor’dan ayrılarak yine aynı lig olan Süper Lig’de defalarca şampiyonluk yaşayan Beşiktaş’a transfer oldun. Bu transfere seni ikna eden en önemli faktör ne oldu ?
M.N.K.: Ben Trabzonspor’dan ayrılmayı düşünmüyordum. Tekrar bir teklif gelecekti ve onu bekliyordum. Beni üç-dört kulüp birden aramaya başladı, teklifleri reddedip Trabzonspor’un teklifi de cazip olmadığı takdirde problem yaşayabilirdim. Tekliflerden birisi de takımın başına Genç Milli Takım’dan çok sevdiğim birisi olan Suat Okyar’ı getiren Beşiktaş’tan oldu. Beni de isteyen oydu ve teklifi kabul ettim. 6-7 yıl önceye gidersek ben Beşiktaş Kadın Futbolu’nu takip ediyordum. Sosyal medya hesapları, o dönemki futbolcuları hep yakından takip ediyordum. Böyle yakından takip ettiğim bir takımda oynamak benim için çok heyecan vericiydi. Kadın Futbolu’nda bu seviyelerde oynamak hayalimde olan birşeydi. Kariyerim açısından bir tık daha yükseldiğimi Beşiktaş’a gittiğimde de hissetmiştim.
S.K.: Genç Milli Takımlarda forma giydin ama henüz A Milli Takım’da şans bulamadın. Beşiktaş’a transferinle birlikte bunun da gerçekleşme ihtimalini kendi içinde nasıl değerlendirmiştin. Yani ilk gün düşündüğün şeyler ile gerçekleşen şeyler birbirini tuttu mu ?
M.N.K.: Sezon başında Beşiktaş’a gittiğimde diğer hedefim, kendimi gösterip A Milli Takıma seçilmekti. Ben Beşiktaş’ta hayatımın en talihsiz dönemlerini yaşadım. Arka adalem yırtıldı, bileğim kırıldı ve iki ay futbol oynayamadım. Koşamadım bile. Toparlamam biraz zor oldu. Bu sebeplerden kaynaklı olarak bu sezonu kafa olarak bitirmiştim. Beşiktaş’ta aşırı talihsizdim ve orada olmamam gerektiğini hissettim. Birşey düzeliyor ama başka şeyler çıkıyordu. Bundan kaynaklı Milli Takım hedefimde bu sezon gerçekleşmedi.
S.K.: Bu sezonun devre arasında Beylerbeyi’ne transfer oldun ve şampiyonluk yaşadın. Aldığımız duyumlara göre Kulüp Başkanı Tahir Kıran ile geçen sene de görüşme olmuş. Nasıl bir süreç oldu ?
M.N.K. Beylerbeyi’nin Başkanı sayın Tahir Kıran geçen sene Çaykur Rizespor’daydı ve aslında beni geçen sene devre arasında oraya istemişti ama kabul etmemiştim. Geçen sene yarım kalan şeyin bu sene tamamlanmasını istediler. Sezonu da aslında Beşiktaş’ta kafa olarak bitirdiğim için kabul ettim. Şampiyonluğa giden güzel bir kadrosu ve yapısı vardı, ben de bunun bir parçası olmak istedim.
S.K.: Kariyerine baktığımızda bu şampiyonluk senin için nasıl bir öneme sahip ?
M.N.K.: Normal şartlarda şampiyonlukları çok fazla büyüten birisi değilim. Alt liglerde de defalarca şampiyonluk yaşadım ve hedefimde de Süper Lig şampiyonluğu var ama bize Beylerbeyi Kulübü’nde öyle bir destek verildi ki o yüzden bu insanlara böyle mutluluklar yaşatınca takım olarak biz de çok mutlu olduk. Süper Lig’de şampiyonluk yaşamış kadar mutlu oldum.
S.K.: Şampiyonlukla taçlanan bir sezon oldu. Peki önümüzdeki sezon için yeni bir maceraya hazır mısın, gelen teklifler var mı ?
M.N.K.: Sezon biteli bir hafta oldu. Benim hedefim her zaman Süper Lig. Kendimi daha çok geliştirip A Milli takıma gitmek istiyorum. Önümüzdeki sezon için Beylerbeyi dahil bazı kulüplerden teklif geliyor. Ben bu teklifleri düşünüp kendim için en iyisini seçmek istiyorum. Çünkü önümüzdeki sezonun başlamasına uzun bir süre var. İlerleyen günlerde daha çok ve net tekliflerin de geleceğini düşünüyorum. Daha sağlıklı kararlar vereceğim.
S.K.: Ordu Futbolu’nda mücadele eden futbolcular var ve aslında herkesin hedefi takım ya da bireysel olarak Süper Lig’de oynamak. Neler söylemek istersin ?
M.N.K.: Öncelikle sabırlı olmaları gerekiyor. Ordu’da futbol konusunda çok fazla sıkıntı yaşadım. Hiçbir şekilde maddi ya da manevi destekler verilmiyor. Kulüpler kendi imkanları ile ne yapabiliyorsa onları yapıyor. Ben futbola 10 yaşında başladım ve 20 yaşında il dışına çıktım. Onlara da önerim vazgeçmeden hayallerinin peşinden koşsunlar. Futbolu bir hobi olarak değil de bir meslek olarak düşünüyorlarsa zaten iyi yerlere gelebilirler. Bu yetenekte isimler Ordu’da mevcut. Kadın Futbolu Türkiye’de değerlenmeye başladı. Seçmeler ve kulüplerin altyapı seçmeleri zaman zaman devam ediyor. Gerekirse ben de elimden gelen yardımları yapabilirim
SAMET KARADAĞ / ÖZEL RÖPORTAJ










